KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/10900 E., 2014/23163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Davacı-davalı
- ...
- Davalı-davacı
- ...
- Dava türü
- Boşanma-Nafaka
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalı kocanın birleşen nafaka davasına yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davacı-davalı kocanın reddedilen boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının İncelenmesine gelince;
Yapılan soruşturma ve toplanan delillerle davacı-davalı kocanın evlilik birliğinden kaynaklanan sadakat yükümlülüğünü yerine getirmediği,müşterek haneyi terk ettiği, eşi ve çocuklarıyla ilgilenmediği, davalı-davacı kadının evde olmadığı bir sırada çilingir vasıtasıyla evdeki eşyaları taşıdığı; davalı-davacı kadının ise kıskançlık gösteren davranışlarda bulunduğu, birlik görevlerini yerine getirmediği ve müşterek hanenin anahtarını değiştirerek eşini eve almadığı anlaşılmaktadır.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına İmkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Boşanmaya neden olan olaylarda davacı-davalı koca ağır, davalı-davacı kadın az kusurlu ise de davalı-davacı kadının boşanmaya karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları oluşmuştur.
Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre davanın kabulü ile boşanmaya (TMK. md. 166/2) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/10900, K. 2014/23163, 19 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama