KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/11045 E., 2014/13386 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Ankara 8. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 20.05.2013
- Numarası
- Esas no:2012/238 Karar no:2013/675
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (koca) tarafından her iki dava yönünden; davalı-karşı davacı (kadın) tarafından ise manevi tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-karşı davacı (kadın)'a atfı kabil bir kusurun varlığının ispatlanamadığının anlaşılmasına göre davacı-karşı davalı (koca)'nın temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı-karşı davacı (kadın)'ın temyiz itirazlarına hasren yapılan incelemede;
Toplanan delillerden ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davacı-karşı davalı (koca)'nın ailesinin evlilik birliğine müdahalesine ve eşini aşağılamasına sessiz kaldığı, “kızınızı istemiyorum, bu iş burada bitti” demek suretiyle kovduğu sabittir. Davacı-karşı davalı (koca)'nın bu davranışları, kadının kişilik haklarına saldırı niteliğindedir.
Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi, boşanmaya sebebiyet vermiş olan olaylar yüzünden kişilik hakları saldırıya uğrayan tarafın, kusurlu olandan manevi tazminat isteyebileceğini öngörmüştür. Boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı (kadın) ağır ya da eşit kusurlu değildir. O halde, mahkemece, tarafların ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kurulları (TMK md. 4, TBK.
50,51,52,58) dikkate alınarak davalı-karşı davacı (kadın) yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/11045, K. 2014/13386, 16 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama