KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/11121 E., 2015/2605 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma-Mal Rejimi Tasfiyesi
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın eş tarafından; kocanın karşı davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi yönünden, davalı-davacı (erkek eş) tarafından ise; birleşen boşanma davasının reddi, kadın eşin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, nafakalar, değer artışı payına ilişkin davası hakkında karar verilmemiş olması yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle;
duruşma için belirlenen 24.02.2015 günü duruşmalı temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf temyiz eden davacı-davalı ... Saygılı geldi. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Derdestlik bir dava şartı olup, hakim tarafından resen gözetilir (HMK md. 114/1-1. 115). Derdest davadan söz edilebilmesi için; her iki davanın taraflarının, konusunun ve dava sebeplerinin aynı olması zorunludur. Bu koşullardan herhangi biri mevcut değilse, derdest bir davanın varlığından söz edilemez.
Mahkemece derdest dava olarak kabul edilen kocanın 19.7.2012 tarihinde açtığı karşı davasında "kadının ailesinin evlilik birliğine müdahalesi" birleştirilen davasında ise " sadakat yükümlülüğüne aykırı davranış" sebebine dayalı olarak boşanma talep edilmiştir. Koca tarafından açılan karşı dava ile birleştirilmesine karar verilen davalarda ileri sürülen vakaalar farklıdır.
Bu sebeple derdestlik koşullarının gerçekleşmediği nazara alınarak kocanın birleştirilen boşanma davasının esası hakkında da bir karar verilmesi gerekirken, kocanın birleştirilen boşanma davasının yazılı şekilde reddi doğru olmamıştır.
2-Davalı-davacı (koca) karşı davada dilekçesinde davacı-davalı kadın adına kayıtlı araç yönünden değer artış payı alacağı, (TMK.227) talep etmiştir. Davalı-davacı (koca)'nın bu talebi, boşanma davasının eki niteliğinde olmayıp, bağımsız bir talep olarak nispi harca tabidir. Başvuru harcı dava dilekçesindeki bütün bağımsız talepleri kapsadığından; kocanın değer artış payı alacağı davası açmış olduğunda bir duraksama yoktur.
Ne var ki; değer artış payı alacağı talebine ilişkin nispi peşin harç alınmamıştır. Nispi karar harcının peşin ödenmesi gereken bölümü (nispi peşin harç) ile maktu harca tabi davalar için, bu harçlar tamamlanmadan, davanın esasına girilemez.
Bu nedenle; davalı-davacı (koca)'ya değer artış payı alacağı talebine yönelik nispi harcı tamamlaması için süre verilerek (Harçlar Kanunu md. 30-32); harcın tamamlanması halinde, mal rejimine ilişkin taleplerin boşanma hükmünün kesinleşmesi halinde görülebilir hale geleceği de gözetilerek, bir karar verilmesi gerekirken, bu talep hakkında bir hüküm kurulmaması usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/11121, K. 2015/2605, 24 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama