KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/12276 E., 2014/23797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
306 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından; davalı (koca) ile müşterek çocuk arasındaki kişisel ilişki düzenlemesi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmaya karar verilebilmesi için hakimin taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Hakim tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur.
07.02.2014 tarihli protokolde ve 18.02.2014 tarihli oturumda taraflar müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesini kabul etmişler, ancak küçük ile baba arasında kurulacak kişisel ilişki konusunda bir düzenleme yapmamışlar ve konuyu hakimin takdirine bırakmışlardır. Kişisel ilişki, anlaşmalı boşanmada hakim tarafından re'sen düzenlenmiştir.
Hakim tarafından bu hususta taraflardan kabul ettikleri bir düzenleme istenmesi, kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması veya gerekli gördüğü değişikliğin taraflarca kabulü halinde buna uygun kişisel ilişki düzenlemesine gidilmesi gerekirken, kişisel ilişkiye dair düzenleme konusunda tarafların beyanı alınmaksızın hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi gereğince; anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için hakiminin bizzat tarafları dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekir.
Oysa, taraflar müşterek çocuk Beyzanur Kaya ile baba arasında kurulacak kişisel ilişki hususunda anlaşamamışlardır. Kişisel ilişkiyi hakim re'sen düzenlemiştir. Hakim Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesinde düzenlenen anlaşmalı boşanma koşulları oluşmadığı halde, anlaşmalı boşanmaya karar vermiştir. Bu durum kanunun açık hükmüne aykırılık teşkil etmektedir. Kanunun açık hükmüne aykırılık hallerinde Yargıtay iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olmadan temyiz edilen kararı bozabilir (HUMK.md.439/son).
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/12276, K. 2014/23797, 25 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama