KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/12515 E., 2014/23252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma - Ziynet Alacağı
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından, tümüne yönelik olarak ve yetki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı (koca)'nın yetki itirazının reddine yönelik temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı (koca)'nın davacı (kadın)'ın kabul edilen boşanma davasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Mahkemece; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda, davalı (koca)'nın kusurlu olduğu, davacı (kadın)'ın ise kusurunun bulunmadığı kabul edilerek tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı (kadın) tarafından 18.06.2013 tarihinde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma davası açılmadan önce, davalı (koca) tarafından 27.05.2013 tarihinde mahkeme aracılığıyla, davacı (kadın)'ın ortak konuta dönmesi için davet edildiği,
davacı (kadın)'ın da yargılama sırasında 15.11.2013 tarihli oturumdaki beyanı kapsamında ihtar çekilmesi sebebiyle 2013 yılı Ramazan Bayramında (Ağustos ayı) Siirt'te bulunan ortak konuta geri döndüğü ve bir ay süre ile ortak konutta birlikte yaşadıkları, bu durumda tarafların karşılıklı olarak birbirlerinin önceki kusurlarını affettikleri anlaşılmaktadır. Affedilen ve hoşgörü ile karşılanan olaylara dayanılarak boşanma kararı verilemez.
Bu nedenle; davacı (kadın)'ın boşanma davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabul edilip boşanma kararı verilmesi isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/12515, K. 2014/23252, 19 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama