KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/1261 E., 2014/18185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 17.09.2013
- Numarası
- Esas no:2011/846 Karar no:2013/611
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (kadın) tarafından, manevi tazminat talebinin reddi ve vekalet ücreti yönünden; davalı (koca) tarafından ise, kusur belirlemesi, maddi tazminat, yoksulluk nafakası ve velayet yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.09.2014 günü duruşmalı temyiz eden davalı M.. Ö.. ile vekili Av. ... ve karşı taraf temyiz eden davacı H.. Ö.. vekili Av. .. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tüm dosya kapsamından; davacı kadının dava dilekçesinde müşterek çocuğun velayetinin davalıya verilmesini istediği, boşanma davasının açılmasından yaklaşık bir yıl sonra 2012 yılı Ekim ayında müşterek çocuğun davacı tarafından, davalı babaya teslim edildiği, bu tarihten sonra ve halen çocuğun davalının yanında yaşadığı, çocuğun yaşadığı yerden alınan sosyal inceleme raporunda, müşterek çocuk M. O. yaşadığı ortama alıştığının ve burada yaşamını sürdürmesinin onun gelişimine olumsuz bir etkisinin olmadığının belirlendiği, anlaşılmaktadır. Açıklanan bu durum karşısında; tarafların müşterek çocuğu 01.11.2009 doğumlu M. O. velayetinin davalı babaya verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davacıya verilmesi doğru bulunmamıştır.
3- Davacı kadın tarafından usulüne uygun olarak harcı yatırılmış bir şekilde Türk Medeni Kanununun 194. maddesine dayalı olarak açılmış aile konutu şerhi konulması davası bulunmamaktadır. Dava dilekçesindeki bu yöndeki talep, tedbir kararı verilmesi niteliğindedir. Bu durumda, bu talebin reddi nedeniyle davacı kadın aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş ve bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/1261, K. 2014/18185, 23 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama