KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/1269 E., 2014/11569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.03.2013
- Numarası
- Esas no:2011/1039 Karar no:2013/250
Karar Metni
310 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı (koca) tarafından; tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır. Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı (kadın) yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur.
Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
3-Toplanan delillerden davacı (kadın)'ın sosyal güvencesi olan işinden 2012 yılının 12. ayında ayrıldığı anlaşılmaktadır. İş akdinin sona ermesinin, kendi isteğine mi yoksa işveren feshine mi dayandığı hususu araştırılıp sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde yoksulluk nafakasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/1269, K. 2014/11569, 26 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama