KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/13449 E., 2014/26049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Bartın Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 20.03.2014
- Numarası
- Esas no:2013/110 Karar no:2014/193
Karar Metni
233 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı (kadın) tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1--Mahkemece davalı-karşı davacı (kadın) ağır kusurlu kabul edilerek boşanma kararı verilmiş ise de; toplanan delillerden davacı-karşı davalı (koca)'nın düzenli bir işi olmadığı ve şehir dışında çalıştığı eşi ile ilgilenmediği, davalı-karşı davacı (kadın)'ın en son müşterek hanede rahatsızlandığı ve davalının ailesinin davalıyı doktora götürdükleri, bu olay sonrası tarafların ayrıldıkları, ayrı kalınan süreçte davacı-karşı davalı (koca)'nın güven sarsıcı davranışlar içine girdiği, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-karşı davacı (kadın)'a yüklenebilecek kusurlu bir davranışın bulunmadığı,
aksine, davacı-karşı davalı (koca)'nın tam kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Durum böyleyken; mahkemece davacı-karşı davalı (koca)'nın boşanma davasının reddi yerine, yetersiz gerekçeyle boşanmaya karar verilmesi isabetsiz olmuş, bozmayı gerektirmiştir.
2-Yukarıda birinci bentte açıklandığı gibi, davalı karşı davacı (kadın)'ın oluşan geçimsizlikte bir kusuru kanıtlanmamıştır ve kadın ayrı yaşamada haklıdır. O halde karşı dava olarak açılan nafaka davasında davalı-karşı davacı (kadın)'ın nafaka davasının kabulü ile uygun miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir (TMK. 197 md.)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/13449, K. 2014/26049, 18 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama