KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/13560 E., 2015/5148 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2015
- Mahkemesi
- Nazilli Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.12.2013
- Numarası
- Esas no: 2011/160 Karar no:2013/981
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın eş tarafından, kusur belirlemesi, kendi tazminat ve ziynet taleplerinin reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 23.03.2015 günü temyiz eden davacı-karşı davalı A.. S.. ile vekili Av. A.. D.. ve karşı taraf davalı-karşı davacı H.. S.. vekili Av. B.. A.. geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadın eşin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece taraflar eşit kusurlu olarak kabul edilip boşanmaya karar verilmiş ise de; yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davalı-karşı davacı erkek eşin güven sarsıcı davranışlarda bulunduğu, eve geç saatlerde gelerek eşini ve çocuğunu ihmal ettiği, eşini “sen bilmezsin anlamazsın” diyerek aşağıladığı, davacı-karşı davalı kadın eşin ise, eşinin gıyabında “aptal, salak, gezmekten başka işi yok v.s.” diyerek hakaret edip aşağıladığı anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya neden olan olaylarda her iki taraf da kusurlu olmakla birlikte, davalı-karşı davacı erkek eşin daha ziyade kusurlu olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle iken tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak davacı-karşı davalı kadın eşin maddi (TMK. md. 174/1) ve manevi (TMK. md. 174/2) tazminat taleplerinin reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/13560, K. 2015/5148, 23 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama