KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/13615 E., 2014/26006 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Hatay 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 13.03.2014
- Numarası
- Esas no:2012/430 Karar no:2014/167
Karar Metni
271 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı tarafça süresinde verilen delil listesinde dört adet tanık bildirilmiş, tanıkların üçü dinlenildikten sonra, davacı (kadın) tanık olarak bildirdiği M.. K..'ın dinlenmesinden vazgeçmiş, ne var ki davalı taraf aynı celse itibari ile bu tanığın dinlenilmesinden vazgeçmeyi kabul etmediğini belirterek dinlenilmesini talep etmiştir. Mahkemece Hukuk Muhakemeleri Kanununun 196. maddesi uyarınca delil gösteren tarafın ancak karşı tarafın açık izni ile o delilden vazgeçilebileceği yönündeki yasal düzenlemenin ancak yazılı delillerde geçerli olacağı gerekçesi ile bu tanık beyanı alınmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 196. maddesi uyarınca delil gösteren tarafın karşı tarafın açık izni olmadıkça o delilden vazgeçemeyeceği düzenlenmiş, bu hususta delilin niteliği itibari ile herhangi bir ayrım yapılmamıştır. Öyleyse Hukuk Muhakemeleri Kanunundaki delilden ancak karşı tarafın açık izni ile vazgeçilebileceği şeklindeki yasal düzenleme tanık delili için de geçerlidir.
Sonuç olarak davacı tanığı M.. K..'ın dinlenmesi için gerekli giderlerin davalı (koca) tarafından karşılanması suretiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240 ve devamı maddeleri uyarınca dinlenmesi için davalı (koca)'ya imkan tanınarak, dinlendiği takdirde toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilip, hüküm kurulması gerekirken, kanunun yorumlanmasında hataya düşülmek sureti ile eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmayıp, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/13615, K. 2014/26006, 18 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama