KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/14175 E., 2014/24247 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Sandıklı Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 17.09.2013
- Numarası
- Esas no: 2012/199 Karar no:2013/312
Karar Metni
239 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, kusur belirlemesi ile tazminat isteklerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de kesin hüküm ve delil etkisini kazanması yabancı mahkeme kararının tanınma ve tenfizine ilişkin hükmün kesinleşmesi halinde mümkündür. Boşanmaya dair yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizine hükmedilmedikçe evlilik birliği devam eder. Taraflar, evlilik birliği sürdüğü sürece de aile hukukundan kaynaklanan görevlerini yerine getirmek zorundadır. Bu dönemde eşlerden kaynaklanan kusurlu eylemler de boşanma davasında hükme esas olur.
Olayımızda tenfiz kararı kesinleşen, yabancı mahkemenin boşanma ilamında “evi terk ederek birlik görevlerini yerine getirmeyen” kadının tespit edilen bu kusurları yanında, tenfiz kararına kadar olan ayrılık süresinde kocanın da eşine şiddet uygulayarak eve kilitleyip hürriyetinden yoksun bıraktığı anlaşılmaktadır. Toplanan delil durumuna göre, boşanmaya neden olan olaylarda davalı koca, kadına oranla daha ağır kusurludur.
Davalı kocanın ağır kusurlu olduğu nazara alınarak, davacı kadın lehine maddi ve manevi tazminata (TMK.d.174/1-2) hükmedilmesi gerekirken, tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle tazminat isteklerinin reddi doğru olmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
“Boşanmaya sebebiyet vermeyen” vakıaların kusur belirlemesine esas alınması mümkün değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/14175, K. 2014/24247, 1 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama