KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/14649 E., 2014/22289 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Alanya 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 06.11.2013
- Numarası
- Esas no:2012/364 Karar no:2013/1272
Karar Metni
262 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "evliliğin iptali" ve davalı tarafından bağımsız olarak açılan "nafaka" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı, davadan önce 20.06.2011 tarihinde Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde yer alan sebeple kısıtlanarak vesayet altına alınmıştır. Evliliğin iptaline ilişkin dava, davacı adına yasal temsilcisi olan vasisi tarafından açılmıştır. Vasinin, vesayeti altındaki kişi adına dava açması için vesayet makamından "husumet izni" kararı alması zorunludur (TMK md. 462/8). Vesayet makamının iznine tabi olan işlem, izin alınmaksızın yapılırsa, vasinin yaptığı bu muamele vesayet altındaki kişiyi bağlamaz (TMK md. 465). Vesayet makamı tarafından husumete izin için usulüne uygun olarak verilmiş bir karar alınmadan davaya bakılması usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
2-Batıl bir evlilik ancak hakimin kararıyla sona erer. Mutlak butlan halinde bile evlenme, hakimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur (TMK md. 156). Dolayısıyla, butlan kararının kesinleşmesine kadar, eşlerin birbirlerine karşı evlilik birliğinden doğan yasal yükümlülükleri devam eder. Bu bakımdan herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan davalı-davacı (kadın )yararına uygun miktarda tedbir nafakası tayin ve takdiri gerekirken, "ortada geçerli bir evliliğin bulunmadığı" gerekçe gösterilerek isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/14649, K. 2014/22289, 10 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama