KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/14770 E., 2014/25326 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Diyarbakır 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 24.12.2013
- Numarası
- Esas no:2013/29 Karar no:2013/825
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı koca tarafından, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı hukuki sebebine dayanılarak boşanma davası açılmış, davacı tanık olarak B., B. ve F.'u bildirmiş, mahkemece bu tanıklardan Burcu dinlenilmiş, F. ve B.'ın duruşmada hazır edilmedikleri ve bildirilen adreslerinde bulunmamaları sebebiyle dinlenilmemelerine karar verilmiştir.
Tanıkların dinlenilmesi usulü Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 243. maddesinde "tanık davetiye ile çağrılır. Ancak, davetiye gönderilmeden taraflarca hazır bulundurulan tanık da dinlenir. Şu kadar ki tanık listesi için kesin süre verildiği ve dinlenme gününün belirlendiği hallerde, liste verilmemiş olsa dahi taraf, o duruşmada hazır bulundurursa tanıklar dinlenir" hükmü yer almıştır.
Görüldüğü üzere, kural olan tanığın davetiye ile çağrılmasıdır. Ancak, taraflarca hazır bulundurulan tanıkların da dinlenilmesi mümkündür. Mahkemece, yasal dayanağı bulunmadığı halde, taraflara tanıklarını duruşmada hazır bulundurma yükümlülüğü yüklenemeyeceği gibi tanıkların adreslerinin doğru gösterilmemesi halinde tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmiş sayılacağına da karar verilemez. Tanıkların hazır edilmesi konusunda süre de verilemez. Verilmiş olsa dahi sonuç doğurmaz.
Bu durumda, mahkemece yapılacak iş, davacı tarafa Hukuk Muhakemeleri Kanununun 240/3. maddesi uyarınca tanıkları F. ve B.'ın adreslerini bildirmek üzere işin niteliğine uygun kesin süre vermek, bu süre içerisinde adres gösterilmemesi halinde vazgeçmiş sayılacağına karar vermek, adres gösterilmesi halinde ise, usulüne uygun çağrılıp dinlenerek hasıl olacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
Bu yön gözetilmeden, davacı tanıkları B. ve F.’un duruşmada hazır edilmedikleri ve adresleri yanlış olduğu gerekçesiyle dinlenilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/14770, K. 2014/25326, 10 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama