KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/15091 E., 2014/25974 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2014
- Mahkemesi
- Adana 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 25.03.2014
- Numarası
- Esas no:2013/349 Karar no:2014/269
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı (kadın) tarafından, tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, “davalı-karşı davacı (kadın)'ın birlik görevlerini yapmadığı, aşırı kıskançlık gösterdiği, eşinin akrabalarını ortak evde istemediği ve evi terkettiği, kocadan kaynaklanan kusur varsa dahi kadının birkaç kez barışma girişiminde bulunarak eşini affettiği kanaatine varıldığı” gerekçesiyle boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı (kadın) tamamen kusurlu kabul edilerek kadının davasının reddi, kocanın davasının ise kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden;
davalı-karşı davacı (kadın)'ın mahkemece kabul edilen kusurlu davranışları yanında davacı-karşı davalı (koca)'nın da eşine fiziksel şiddet uyguladığı anlaşılmaktadır. Davalı-karşı davacı (kadın)'ın fiili ayrılık döneminde eşi ile görüşme yapmak istemesi eşinden kaynaklanan kusurlu davranışları affettiği anlamına gelmez. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkan vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir.
Gerçekleşen olaylar karşısında davalı-karşı davacı (kadın) da dava açmakta haklıdır. Davalı-karşı davacı (kadın)'ın davası yönünden de Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesi koşulları gerçekleşmiştir. Davalı-davacı (kadın)'ın boşanma davasının da kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/15091, K. 2014/25974, 18 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama