KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/15591 E., 2015/385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma"davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı tarafından, her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesi uyarınca boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Taraflardan aktarılan olaylar sabit kabul edilemez.
Mahkemece davalı-karşı davacı kadının eşini evden kovduğu ve hakaret ettiği gerekçesiyle koca haklı bulunarak davasının kabulüne karar verilmiş ise de; davacı-karşı davalı koca tanıkları tarafından anlatılan, kadının eşini evden kovduğuna ilişkin hadise davacı-karşı davalı kocadan aktarım olup bu beyan hükme esas alınamaz. Hakaret fiiline ilişkin dinlenen tanık beyanı ise, zaman ve içerik belirtmeyen soyut izahlardan ibarettir.
Davacı-karşı davalı kocanın kumar oynadığı, sık sık alkol aldığı, eşine "param için evlenmişsin orospu" diyerek hakaret ettiği ve ortak eve gelen eşinin akrabalarına "paramı çaldınız" diyerek asılsız isnatlarda bulunduğu gerçekleşmiştir. Davalı-karşı davacı kadının, evi neden terkettiği, nerede olduğu ve evine dönüp dönmeyeceğini öğrenmek amacıyla eşini araması, onun bu kusurlu davranışlarını affettiği anlamına gelmez.
Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davalı-karşı davacı kadın dava açmakta haklıdır.
Gerçekleşen bu durum karşısında davacı-karşı davalı kocanın davasının reddi, davalı-karşı davacı kadının davasının ise kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilecek yerde, delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/15591, K. 2015/385, 14 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama