KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/16096 E., 2014/17669 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Denizli 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 26.06.2013
- Numarası
- Esas no:2012/898 Karar no:2013/468
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı bankanın aile konutu şerhi konulmasına ilişkin temyiz itirazları yersizdir. 2-Davalı bankanın ipoteğin kaldırılmasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Davacı kadın, aile konutu olduğunu ileri sürdüğü taşınmaza, eşi tarafından davalı banka lehine ipotek konulduğunu, Türk Medeni Kanununun 194. maddesi gereğince ipotek işlemi için rızasının alınmadığını belirterek, ipoteğin kaldırılmasını ve tapu kütüğüne aile konutu şerhi konulmasını istemiştir. Davalı şirket iyiniyetli olduğunu savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
İpotek tesisine ilişkin işlemden önce taşınmazın tapu kütüğünde "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, davalı şirketin ipoteğe ilişkin kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK.md.l023). Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre ipoteğe ilişkin kazanımın kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü bunu iddia edene düşer (TMK.md.6).
Davacı, davalı bankanın kötüniyetli olduğunu gösteren bir delil getirememiştir. Bu durum nazara alınmadan davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne verilmesi doğru değildir.
KARŞI OY YAZISI
Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu görüşündeyim.Faklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/16096, K. 2014/17669, 17 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama