KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/16111 E., 2014/16992 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Şişli 3. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 11.03.2011
- Numarası
- Esas no:2007/971 Karar no:2011/221
Karar Metni
259 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, evliyken yeniden evlenenin ikinci evliliğinin mutlak butlan sebebiyle iptali isteğine ilişkin olup, Cumhuriyet Savcısı tarafından re'sen açılmıştır. (TMK.m.145/1,146) Dava ile, davalılar Bülent ile Sevim'in 12.05.2007 tarihinde akdedilen evliliğin iptali istenmektedir.
Mahkemece; davalı Bülent'in boşanmadan 12.05.2007 tarihinde yeniden davalı Sevim ile evlendiği, ikinci evliliğin mutlak butlanla batıl olduğu gerekçesiyle evliliklerinin iptaline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı Bülent ile dava dışı Türkan'ın 12.06.1998 tarihinde evlendikleri, davalı Bülent tarafından açılan boşanma davası sonucunda Doğubayazıt Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesinin 06.03.2007 tarih ve 2005/58 esas 2007/63 karar sayılı kararı ile Bülent ile Türkan'ın boşanmalarına karar verildiği, kararın dava dışı Türkan ile davalı Bülent tarafından sadece kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edildiği, Dairemizce de temyiz sebepleri bu yönden sınırlandırılarak hükmün sadece kadın yararına tazminatlar yönünden bozulduğu anlaşılmaktadır.
Kusur yönünden temyiz boşanmayı içermediğinden, hükmün boşanmaya ilişkin kısmı 03.04.2007 tarihinde kesinleşmiştir. Davalı Bülent, Sevim ile 12.05.2007 tarihinde evlendiğine göre bu tarihte mevcut bir evlilikten söz edilemez. O halde; mahkemece davanın reddine karar verilecek yerde evlilik tarihinde boşanma hükmünün kesinleşmediği, mevcut bir evlilik olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/16111, K. 2014/16992, 10 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama