KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/16935 E., 2014/17578 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Adana 6. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 13.03.2014
- Numarası
- Esas no:2013/955 Karar no:2014/234
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı (koca) tarafından, Türk Medeni Kanununun 163. maddesine dayalı davasının reddi, kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi, velayet ve iştirak nafakası yönünden; davalı-davacı (kadın) tarafından ise kocanın davası, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilip,boşanmaya hükmedilmiş ise de, yapılan yargılama ve toplanan delillerden; davalı-davacı (kadın)'ın zina eylemine karşılık; davacı-davalı (koca)'nın da nişanlanarak güven sarsıcı davranışta bulunduğu anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu durum karşısında evlilik birliğinin temelinden sarsıldığı sabit olup, bu sonuca ulaşılmasında davalı-davacı (kadın)'ın kusurunun davacı-davalı (koca)'ya oranla daha ziyade olduğunun kabulü gerekir.
Davacı-davalı (koca)'nın da boşanmayı istemiş olması karşısında davalı-davacı (kadın)'ın boşanma davasına karşı çıkması hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olup Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşulları davalı-davacı (kadın)'ın boşanma davası yönünden gerçekleşmiştir.
Bu durum karşısında davalı-davacı (kadın)'ın boşanma davası yönünden verilen boşanma hükmü de sonucu itibariyle doğru olup, boşanma hükmünün kusura ilişkin gerekçesinin düzeltilerek onanmasına (HUMK md. 438/son) karar vermek gerekmiş ve davalı-davacı (kadın)'ın tüm davacı-davalı (koca)'nın aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Yukarıda açıklandığı üzere, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı-davacı (kadın)'ın daha fazla kusurlu olduğu anlaşıldığına göre, Türk Medeni Kanununun 174/1. ve 2. maddesi koşulları davacı-davalı (koca) yararına oluşmuştur. Bu duruma göre koca yararına uygun miktarlarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, isteğin reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/16935, K. 2014/17578, 17 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama