KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/17436 E., 2015/2205 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı (kadın) tarafından, kusur belirlemesi ve tazminat taleplerinin reddi yönünden edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, tarafların eşit kusurlu oldukları kabul edilerek boşanmalarına karar verilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-karşı davacı (kadın)’ın sık sık eşinin işyerine giderek ona hakaret ettiği, buna karşılık davalı-karşı davacı (koca)’nın ise eşine sürekli fiziksel şiddet uyguladığı, bu eylemi sebebiyle mahkum olduğu, eşine hakaret ettiği, giyim tarzına müdahalede bulunduğu ve hamile kalan eşine çocuğun aldırılması hususunda baskı yaptığı ve bu baskı sonucunda çocuğun aldırıldığı anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu olaylara göre, boşanmaya neden olan olaylarda davalı-karşı davacı (koca)'nın, davacı-karşı davalı (kadın)’a nazaran daha ziyade kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Davalı-davacı (koca)'nın bu kusurlu davranışları davacı-karşı davalı (kadın)’ın kişilik haklarına saldırı teşkil eder niteliktedir. Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları davacı-karşı davalı (kadın) yararına oluşmuştur.
Durum böyle olduğu halde, davacı-karşı davalı (kadın) yararına, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK.md.4, TBK.md. 50,51,52,58) dikkate alınarak uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, tarafların eşit kusurlu kabulü ve bu yanılgılı kusur belirlemesine bağlı olarak tazminat taleplerinin reddi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/17436, K. 2015/2205, 19 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama