KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/17584 E., 2015/2208 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (kadın) tarafından; tazminatların miktarı ile tedbir ve iştirak nafakaları yönünden, davalı (koca) tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminatlar ve kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle şartların değişmesi halinde kişisel ilişki düzenlemesinin yeniden değerlendirilebileceğinin tabi bulunmasına göre, davalı (koca)'nın tüm, davacı (kadın)'ın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık vukuunda çocuk kendisine tevdi edilmemiş taraf gücüne göre onun bakım ve eğitim giderlerine katılmakla yükümlüdür (TMK.md.l 82). Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan geçici önlemleri kendiliğinden almak zorundadır (TMK.m.169).
Mahkemece, davalı (koca)'nın hükümlü olması nedeniyle çalışmadığı ve çalışabilecek durumda olmadığı gerekçesiyle velayetleri davacı anneye bırakılan müşterek çocuklar yararına hükmolunan tedbir nafakalarının karar tarihinde kaldırılmasına ve müşterek çocuklar yararına iştirak nafakası takdirine yer olmadığına karar verilmiş ise de; davacı (kadın) davalıya ölen annesinden hatırı sayılır miktarda miras kaldığını ileri sürmüş, davalı vekili de müvekkilinin varlıklı bir aileden geldiğini beyan etmiş olup, mahkemece bu konuda bir araştırma yapılmamıştır.
O halde, davalı kocanın, bu iddia ve savunmalar doğrultusunda sosyal ve ekonomik durumunun iştirak nafakası ödeyebilmesine yeterli olup olmadığı hususu araştırıldıktan sonra tedbir ve iştirak nafakaları ile ilgili hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/17584, K. 2015/2208, 19 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama