KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/17885 E., 2015/2890 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
234 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (koca) tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır (Teb.K.m.10).
Buna göre, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığı anlaşılmadan veya bu adreste tebligat yapılamadığı tespit edilmeden muhatabın adres kayıt sisteminde kayıtlı yerleşim yeri adresine, bu adresin ... adresi olduğu belirtilmek suretiyle tebliğ yoluna gidilemez. Dava dilekçesinde davalının bilinen son adresi gösterilmiştir.
Gösterilen bu adresin tebliğe elverişli olmadığı veya bu adreste tebligatın yapılamadığı henüz belirlenmeden bu adresin "... adresi" olduğu belirtilmek suretiyle dava dilekçesinin doğrudan mahalle muhtarına tebliği, yapılan tebligatı usulsüz kılar. Bu bakımdan dava dilekçesinin davalıya tebliği usulsüzdür. Ön inceleme ve tahkikat duruşmasının tebliği de aynı usulle yapılmış olup, usulsüzdür.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden, davalının yokluğunda yargılama yapılıp hüküm tesisi, hukuki dinlenilme hakkını (HMK.m.27) zedeleyen önemli bir usul hatasıdır. Bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/17885, K. 2015/2890, 25 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama