KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/17942 E., 2015/8446 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-davacı (kadın) tarafından, kusur belirlemesi, velayete ilişkin düzenleme, çocuk için hükmedilen nafakanın miktarı, kendi nafaka taleplerinin ve tazminat talebinin reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 27.04.2015 günü temyiz eden davalı-davacı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davacı-davalı ... ve vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı (kadın)'ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı (kadın)’ın sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiğini kabule yeterli delil bulunmamaktadır. Aksine davacı-davalı (koca)'nın bir başka kadınla ilişkisinin olduğu ve eşine “pis, mahluk, maymun” şeklinde sözler söyleyerek hakaret ettiği anlaşılmaktadır. Kadının gerçekleşen kusuru kocasına “ibne ve pezevenk” diyerek hakaret etmekten ibarettir. Gerçekleşen bu olaylara göre, koca, eşine göre daha fazla kusurludur. Bu durumda davalı-davacı (kadın) yararına Türk Medeni Kanununun 174/2. maddesi gereğince uygun miktarda manevi tazminat tayini gerekirken, bu isteğin reddi doğru olmadığı gibi, davalı-davacı (kadın)’ın tedbir ve yoksulluk nafakası talebinin reddi de doğru bulunmamıştır.
3-Tarafların müşterek çocuklarından 2012 doğumlu ...’nın velayeti davalı-davacı (kadın)’a, 2008 doğumlu Berat’ın velayeti ise davacı-davalı (koca)’ya bırakılmıştır. Haklı ve kabul edilebilir sebepler bulunmadıkça kardeşlerin birbirlerinden ayrılmaları menfaatlerine uygun değildir. Dosyada, bu şekilde düzenleme yapılmasını haklı gösteren ciddi sebep ve deliller bulunmadığına göre, 2008 doğumlu ....'ın velayetinin de davalı-davacı (kadın)’a verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/17942, K. 2015/8446, 27 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama