KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/18026 E., 2015/3300 K.·Esas No : 2014/18026
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2015
- Mahkemesi
- Çorlu 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 26.05.2014
- Numarası
- Esas no:2014/197 Karar no:2014/257
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Taraflar Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmışlar, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Anlaşmalı boşanma yönünde oluşan karar kesinleşinceye kadar eşlerin bu yöndeki diğer bir ifadeyle gerek boşanmanın mali sonuçları, gerekse çocukların durumu hususunda kabul edilen düzenlemeleri kapsayan irade beyanından dönmesini engelleyici yasal bir hüküm bulunmamaktadır. Anlaşmanın bozulması ile anlaşmalı boşanma hükmü bütünüyle geçersiz hale gelir (HUMK m. 439/2). Bu halde anlaşmalı boşanma davasının "çekişmeli boşanma" (TMK m. 166/1-2) olarak görülmesi gerekir.
Açıklanan sebeple mahkemece taraflara iddia ve savunmalarının dayanağı bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini içeren beyan ile iddia ve savunmanın dayanağı olarak ileri sürülen her bir vakıanın ispatını sağlayacak delillerini sunmak ve dilekçelerin karşılıklı verilmesini sağlamak üzere süre verilip ön inceleme yapılarak tahkikata geçildikten sonra usulüne uygun şekilde gösterilen deliller toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesinde öngörülen şekil ve şartlara uygun olarak tarafların irade birliğini esas alan bir boşanma kararı, taraflarca temyiz edilmesi halinde, boşanma ve fer’ilerine ilişkin anlaşmanın bozulduğu, bu halde tarafların boşanmaya temel teşkil eden irade beyanlarından birlikte döndükleri ve davanın “çekişmeli boşanma” olarak görülmesi gerektiği kabul edilebilir.
Taraflardan yalnızca birinin temyizi, “davaya son veren bir taraf işlemi” niteliğinde olmadıkça ve diğer yasal bozma sebepleri (HUMK. m. 428) bulunmadıkça, boşanma kararını bozmaz. Çünkü, boşanma kararı, her ikisinin irade birliğine dayanmaktadır ve bu irade birliğinden, karar oluştuktan sonra artık tek taraflı dönülemez. Aksinin kabulü, Türk Medeni Kanunun 166/3. maddesine göre boşanmayı uygulamada işlevsiz kılar ve her türlü kötüye kullanmalara kapı açar.
Bu bakımdan sayın çoğunluğun bozma kararına katılma olanağı yoktur.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının hakim huzurundaki irade beyanının, kandırılarak elde edildiğine ilişkin ciddi bir sebep ve delillerin bulunmamasına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle karara katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/18026, K. 2015/3300, 2 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama