KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/18083 E., 2015/2834 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek eş tarafından kusur belirlemesi, nafakalar ve ziynet alacağı yönünden, davalı kadın eş tarafından ise; kusur belirlemesi, manevi tazminat talebinin reddi, nafaka miktarı ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı kadın eşin tüm, davacı erkek eşin tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacının kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve ziynet alacağına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
a-Davalı kadın eş 02.05.2012 tarihinde boşanma davası açmış ve bu davasından 25.12.2012 tarihinde feragat etmiştir. Taraflar bu davadan sonra bir araya gelmemişlerdir. Feragat ile sonuçlanan davada davacı erkek eşe atfı kabil kusurlar affedilmiş, en azından hoşgörüyle karşılanmıştır. Evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda, boşanma davasından feragat ettikten sonra, davacıyı işten attırma tehdidinde bulunan davalı kadın eş tam kusurludur. Tam kusurlu olan eş yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesi koşulları oluşmadığı halde eşit kusurlu olduğu kabul edilerek yoksulluk nafakası verilmesi doğru olmamıştır
b-Davalı, davaya 26.03.2013 tarihinde cevap vermiştir. Cevap dilekçesinde ziynet alacağı isteminde bulunması ve nispi harcın sonradan tamamlanmış olması, bu yönde karşı dava açıldığını göstermez. Davalı kadın eşin ziynet alacağı yönünden usule uygun olarak açılmış bir karşı davası olmadığı halde, bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/18083, K. 2015/2834, 25 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama