KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/18370 E., 2014/17811 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2014
- Mahkemesi
- Antalya 4. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 9.10.2013
- Numarası
- Esas no:2012/334 Karar no:2013/891
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı (kadın) tarafından; tazminatların ve tedbir nafakasının miktarı yönünden, davalı (koca) tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminatlar, tedbir nafakası ve ziynet alacağı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı kadının tüm, davalı kocanın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tefhim edilen kısa kararda davalı kocanın manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş iken gerekçeli kararda bu hususta olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmayarak kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. (6100 s. HMK. m.298/2) Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir. Yanlışlık ancak temyiz/ kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, l0.4.l992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
KARŞI OY YAZISI
Tefhim edilen karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebidir. Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/18370, K. 2014/17811, 18 Eylül 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama