KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/18387 E., 2015/2810 K.·Tanık Beyanlarının Delil Niteliği Boşanma Davası Birlikte Yaşamanın Kanunen Mümkün Görünmemesi Tanık Beyanı
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2015
Karar Metni
241 kelime·1 dk okuma
TÜRK MEDENİ KANUNU (TMK) (4721) Madde 166
HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU (HMK) (6100) Madde 255
"İçtihat Metni"Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır. (6100 s. HMK. m. 255) Akrabalık veya diğer bir yakınlık başlı başına tanık beyanını değerden düşürücü bir sebep sayılamaz. Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olgu da yoktur.
O halde hakkında bir başka kadınla ilişkisi olduğu yönünde yaygın söylenti çıkmasına sebep olan eşine fiziksel şiddet uygulayan davacı erkek eş yanında, eşine “şerefsiz, pislik, boşanmayacağım, süründüreceğim” şeklinde hakaret ve tehditte bulunan davalı kadın eşin de kusurlu olduğu Türk Medeni Kanununun 166/2. maddesi koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK.md. 166/l) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/18387, K. 2015/2810, 25 Şubat 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama