KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/18701 E., 2014/22150 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Germencik Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 23.01.2013
- Numarası
- Esas no:2011/324 Karar no:2013/39
Karar Metni
320 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı; davalı Halil ile evli olduklarını, eşi Halil'in malik olduğu aile konutu olarak kullanılan taşınmaz üzerine, diğer davalı banka lehine İpotek tesis edildiğini, bu işleme rızası olmadığını ileri sürerek ipoteğin kaldırılmasını istemiş, mahkemece istek kabul edilmiş, karar davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın aile konutu olarak özgülendiği tartışmasızdır. Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi gereğince, taşınmaz üzerinde hak sahibi olan eşin tasarrufu, diğer eşin açık rızasına bağlıdır. Bu rıza alınmadan taşınmaz üzerinde hak sahibi olan davalı koca, diğer davalı banka lehine 29.05.2009 tarihinde ipotek tesis ettirmiştir.
İpotek tesis tarihinde tapu kütüğünde taşınmazın "aile konutu” olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, lehine ipotek tesis edilen bankanın kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK md. 1023). Zira, Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi ile tapuya güven ilkesine bir istisna getirilmiş değildir. Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır.
İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre, lehine ipotek tesis edilen bankanın kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü bunu iddia edene düşer (TMK md. 6). Dosya içindeki belgelerden, lehine ipotek tesis edilen davalı bankanın kötüniyetli olduğu kanıtlanamamıştır. Şu hale göre, tapuya güven ilkesini esas alan Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi koşulları işlem tarafı olan banka lehine gerçekleşmiştir.
Öyleyse ipoteğin kaldırılması davasının reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir (H.G.K.’nun 24.04.2013 tarih, 2012/2-1567 Esas. 2013/579 Karar sayılı ilamı).
KARŞI OY YAZISI
Malik olmayan eşin "açık rızası" alınmadan yapılan işlem kesin hükümsüzdür. Usul ve yasaya uygun olan mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündeyiz. Bu nedenle değerli çoğunluğun görüşüne katılamıyoruz.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/18701, K. 2014/22150, 10 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama