KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/1890 E., 2014/3858 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2014
- Mahkemesi
- İstanbul 14. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 24.01.2013
- Numarası
- Esas no:2010/287 Karar no:2013/89
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların “boşanma ve mali sonuçlarında anlaşmalarına” dayanılarak, Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, aralarında düzenledikleri 01.02.2005 tarihli protokol tasdik edilmiş, karar 01.02.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Boşanma anlaşmasıyla davacı “davalı adına Akbank Gayrette şubesinden alınan kredinin kalan taksitlerini ödemeyi kabul ve taahhüt etmiştir”.
Boşanma anlaşmasında yer alan bu hüküm, kalan borç miktarı bakımından borcun iç üstlenilmesi (e.BK.m.173,6098 s.TBK.md.195) niteliğindedir. Borçlu ile iç üstlenme sözleşmesi yapan kişi, borcu bizzat ifa ederek borçluyu borcundan kurtarma yükümlüğü altına girmiş olur. Kredi borcunun taksitler halinde geri ödemesi 10.10.2010 tarihinde sona erecekken, asıl borçlu olan davacı, 10.06.2007 tarihinde toplu ödeme yapmak suretiyle borcu alacaklıya ifa etmiştir.
Davacı, boşanma protokolünde yer alan “borç üstlenme” anlaşmasına dayanarak, ödediği miktarın, ödeme tarihinden itibaren işleyen faiziyle birlikte, borcu üstlenen davalıdan tahsili için 11.02.2010 tarihinde icra takibi başlatmıştır. Takipten önce davalı temerrüde düşürülmediğine göre, ödeme tarihinden takip tarihine kadar geçen dönemde faiz talep edemez. Borcu üstlenen davalı ancak asıl borçlunun vaktinden önce yaptığı ödeme tutarından sorumludur.
Vaktinden önce toptan ödeme yapmakla, normal ödeme süresine kadar işleyecek faizden kurtulmuştur. Kendi rızasıyla yaptığı ödeme sebebiyle, kurtulduğu faiz yükünden üstleneni sorumlu tutamaz. O halde, ödeme gününden takip tarihine kadar geçen dönem için, ödenmemiş olsa idi tahakkuk edecek olan faiz alacağı yönünden itirazın iptali isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, 262,56 Dolar tutarındaki faiz alacağı yönünden de takibin devamına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/1890, K. 2014/3858, 25 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama