KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/19108 E., 2015/3348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2015
- Mahkemesi
- Çiftlik Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 20.05.2014
- Numarası
- Esas no:2013/191 Karar no:2014/88
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı (kadın)'ın yargılama sırasında yoksulluk nafakası, maddi ve maddi tazminata ilişkin bir talebinin bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca, hakim davanın devamı suresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri talep olup olmadığına bakmaksızın re'sen almak zorundadır (TMK.m. 169). Davalının, daha önceki nafaka ilamına dayalı olarak nafaka alıyor olması, boşanma davası süresince Türk Medeni Kanununun 169'ncu maddesinde sayılan geçici önlemlerin alınmasına engel değildir.
Bu durum, sadece nafaka miktarını tayinde ve boşanma davasının devamı süresince aynı miktarın mükerrer tahsiline yol açılmaması bakımından önem taşır. Böyle bir olasılık söz konusu ise "tahsilde tekerrüre yol açılmaması" kaydı konularak, bunun önüne geçilebilir. Bu bakımdan herhangi bir geliri ve malvarlığı bulunmayan davalı (kadın) ve yargılama sırasında yanında bulunduğu anlaşılan müşterek çocuklar H. ve D.
A. yararına boşanma davası süresince geçerli olmak üzere Türk Medeni Kanununun 169’ncu maddesi gereğince uygun miktarda tedbir nafakası takdiri gerekir. Bu yönün dikkate alınmaması doğru görülmemiştir.
3-Boşanma ve ayrılık vukuunda, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eş, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorundadır (TMK md 182/2). Bu hususu hakimin, görevi gereği kendiliğinden dikkate alması gerekmektedir. O halde velayetin kullanılması kendisine bırakılan, temyiz eden davalı (kadın) yararına müşterek çocuklar Hacı ve Durmuş Ali için iştirak nafakasına hükmedilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/19108, K. 2015/3348, 3 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama