KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/19419 E., 2015/3430 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Mart 2015
- Mahkemesi
- Adana 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 11.03.2014
- Numarası
- Esas no:2013/603 Karar no:2014/208
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı tarafından, kusur belirlemesi, birleşen tedbir nafakası davası ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Mahkemece, "Türk Medeni Kanununun 166/4. maddesinde yer alan üç yıllık fiili ayrılık süresinde ortak hayatın yeniden kurulmadığı" gerekçesiyle tarafların boşanmalarına karar verilmiş, boşanmaya sebep olan fiili ayrılıkta tarafların "eşit kusurlu" oldukları kabul edilmiştir. Oysa, davalı-davacı kadın eş tarafından açılan ve retle sonuçlanan ilk boşanma davası, temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir.
Kesinleşen bu kararla, erkek eşin evlilik birliğini temelinden sarsacak derecede bir kusurunun bulunmadığı hükmen belirlenmiştir. Ret kararının kesinleşmesinden sonra geçen üç yıllık süre zarfında da davacı-davalı erkek eşin bir kusuru kanıtlanamamıştır. Boşanma sebebi bulunmadığı halde, retle sonuçlanan davayı açmak suretiyle birlikte yaşamaktan kaçınan davalı-davacı kadın eş, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda tamamen kusurludur.
Gerçekleşen bu durum karşısında tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur belirlemesine bağlı olarak tam kusurlu eş yararına yoksulluk nafakasına (TMK 175 md.) hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Davalı-davacı kadın eş, Türk Medeni Kanununun 197/1. maddesi uyarınca açtığı birleşen bağımsız tedbir nafakası davasında ayrı yaşamakta haklılığını ispatlaması gerekir. Yukarıda birinci bentte açıklandığı üzere; davalı-davacı kadın eş müşterek konutu kendiliğinden terk etmiş ve ayrı yaşamakta haklılığını ispatlayamamıştır. O halde tedbir nafakası davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/19419, K. 2015/3430, 4 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama