KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/19447 E., 2015/4228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mart 2015
- Mahkemesi
- Kale/Denizli Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 10.04.2014
- Numarası
- Esas no:2013/90 Karar no:2014/68
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı erkek eş tarafından; velayet ve müşterek çocuk için hükmedilen nafaka yönünden, davalı kadın eş tarafından ise; hükmün tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Toplanan delillerden taraflar ........ ilçesi ....... köyünde otururken, davalının evi terk ettiği, daha sonra davacının müşterek konuttan ayrılarak Kale ilçe merkezine taşındığı ve davalıyı bu eve davet ettiği anlaşılmaktadır. Davalının, tarafların birlikte ( TMK .md.186) veya Türk Medeni Kanunun 188. maddesindeki şartların oluşması sebebiyle eşlerden biri tarafından seçilen yada hakim tarafından belirlenen ( TMK md 195) bağımsız bir eve davet edilmediği anlaşılmaktadır. Şu hale göre davalı ihtara uymamakta haklıdır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere kadın davalı kadın eş yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/19447, K. 2015/4228, 12 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama