KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/19468 E., 2015/3942 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Mart 2015
- Mahkemesi
- İstanbul 6. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 08.05.2014
- Numarası
- Esas no: 2013/260 Karar no:2014/335
Karar Metni
275 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından, vekalet ücreti ve lehine hükmedilen tedbir nafakasının başlangıç tarihinin gösterilmemiş olması yönünden; davalı tarafından ise kusur belirlemesi ve davacı yararına hükmolunan tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı yararına Türk Medeni Kanununun 169’ncu maddesi gereğince tayin edilen tedbir nafakasının, aksi yönde bir karar mevcut olmadığına göre, dava tarihinden itibaren geçerli olacağının tabii bulunmasına göre, davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları ile aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin yerinde görülmediği gibi, davalının da aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yönlere ilişkin temyiz itirazları yerinde bulunmamıştır.
2-Dava kabul edildiğine göre, davada kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin gerektirdiği miktarda maktu vekalet ücreti takdir ve tayini gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru bulunmamıştır.
3-Tarafların gerçekleşen ekonomik ve sosyal durumlarına, kişilik haklarına yapılan saldırının kapsamına ve ağırlık derecesine göre, davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı fazla bulunmuştur. Türk Medeni Kanunun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/19468, K. 2015/3942, 9 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama