KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/20206 E., 2015/4602 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2015
- Mahkemesi
- İzmir 11. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 29.05.2014
- Numarası
- Esas no: 2013/703 Karar no:2014/394
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalının, kısa sürelerde kaynağı açıklanamayan kazanç elde edip kaybettiği, bu yüzden icra takiplerine maruz kaldığı, eve haciz memurları geldiği, başkalarının silahlı saldırısına uğradığı ve ortak eve gelmemeye, dışarıda kalmaya başladığı, gerçekleşen bu tutumu ile davacıyı ciddi endişe ve korkuya sevk ettiği anlaşılmaktadır. Bu halde taraflar arasında ortak hayatı temelinden sarsacak derecede ve birliğin devamına imkân vermeyecek nitelikte bir geçimsizlik mevcut ve sabittir. Olayların akışı karşısında davacı dava açmakta haklıdır. Bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanmaya (TMK md. 166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru bulunmamıştır.
2-Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince, gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına (TMK md.186/1), geçimine (TMK md.185/3), malların yönetimine (TMK md. 223, 242, 244, 262, 263, 264, 267, 215) ve çocukların bakım ve korunmasına (TMK md.185/2) ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden (re'sen) almak zorundadır (TMK md.169). O halde; Türk Medeni Kanununun 185/3. ve 186/3. maddeleri uyarınca, tarafların ekonomik ve sosyal durumları da gözetilerek dava tarihinden geçerli olmak üzere davacı ve yanında bulunan müşterek çocuk yararına uygun miktarda tedbir nafakasına hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/20206, K. 2015/4602, 16 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama