KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/20249 E., 2015/4497 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Mart 2015
- Mahkemesi
- İzmir 11. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 09.07.2014
- Numarası
- Esas no:2014/445 Karar no:2014/459
Karar Metni
258 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava; davacı alacaklılar tarafından davalı kadının muvazaalı olan boşanma kararının veya muvazaa ile yaratılmış olan yoksulluk ve iştirak nafakaları ile maddi ve manevi tazminatlar ile ilgili hükmün iptaline ilişkin yargılamanın iadesi isteği olup, mahkemece yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yasal şartların oluşmayışı ve de boşanma davasının iptali ile yeniden yargılama yapılmasına ilişkin olarak davacıların taraf olma hakkına sahip olmayışları gerekçesiyle reddedilmiştir.
Dava; davacılar tarafından, sadece nafaka alacaklısı olan davalı kadına karşı açılmış olup davalı kadının boşandığı eşi olan C. K.'a dava yöneltilmemiştir. Davalı kadın ile boşandığı eşi arasında bu davada zorunlu dava arkadaşlığı olup, davanın davalı Emriye ve boşandığı eşi Cevat’a karşı birlikte açılması gerekir. Bunlardan yalnızca birisinin tek başına “davalı” olarak husumet ehliyeti mevcut değildir.
Dava, bu ikisine karşı değil de, bunlardan yalnızca birine karşı açıldığına göre, mahkemece, davacılara; davayı diğer mecburi dava arkadaşına da teşmil etmesi, bu husustaki eksikliği tamamlaması için süre tanınması (HMK. m. 119/2). davacıların bu süre içinde eksikliği tamamlaması halinde, davaya tarafların katılımının sağlanması ve tarafların delillerini bildirmesi halinde delilleri toplandıktan sonra davanın esası hakkında karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/20249, K. 2015/4497, 16 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama