KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/2041 E., 2014/3138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2014
- Mahkemesi
- Gebze 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.11.2013
- Numarası
- Esas no:2013/430, Karar no:2013/1419
Karar Metni
321 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadının boşanma davası, kusur belirlemesi, kadın yararına verilen tazminatlar ve nafakalar ile kocanın reddedilen tazminat talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı tarafın tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Dosyadaki belgelerden, davacı-davalı kocanın akıl hastası olduğu ve 02.07.2013 tarihinde kısıtlandığı anlaşılmaktadır. Davalı-davacı kadının akıl hastalığına dayalı bir boşanma davası yoktur. (TMK.md.165) Davacı-davalı kocanın hareketleri iradi olmadığı ve bu nedenle kendisine kusur yüklenemeyeceğinden, davalı-davacı kadının Türk Medeni Kanununun 166/1.maddesine dayalı davasının reddine karar verilmelidir.Ancak davacı-davalı kocanın açtığı dava yönünden boşanma hükmü 15.01.2014 tarihinde kesinleştiğinden, davalı-davacı kadının davasında boşanma talebinin konusu kalmamıştır.Bu nedenle davalı-davacı kadının boşanma talebi yönünden "karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmesi gerektiğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
3-Davacı-davalı koca Türk Medeni Kanununun 405. maddesinde yer alan sebeple kısıtlandığı ve babasının velayeti altına alındığı anlaşılmaktadır.Akıl hastalığının yıllardan beri süre geldiği dosya kapsamıyla sabit olup, bu durumda davacı-davalının ayırt etme gücü bulunmamaktadır. Ayırt etme gücü bulunmayan kısıtlının davranışlarının iradi olduğu da kabul edilemez ve bu sebeple kendisine kusur yüklenemez. 0 halde eşini, "raporlu deli, şerefsiz, aptal, vs."diyerek aşağılayan davalı-davacı kadın tamamen kusurludur. Davacı-davalı koca yararına maddi ve manevi tazminata hükmolunması gerekirken, bu husus gözetilmeden, yazılı şekilde davalı-davacı kadın yararına maddi (TMK md. 174/1) ve manevi (TMK md. 174/2) tazminata ve yoksulluk nafakasına (TMK md. 175) hükmolunması doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/2041, K. 2014/3138, 18 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama