KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/20661 E., 2015/10462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
296 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının kabulü, kusur belirlemesi ile maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 25.05.2015 günü temyiz eden davacı-karşı davalı ... Ayan vekili Av. ... ve karşı taraf davalı-karşı davacı ... vekili Av. Ömer Kaplan geldiler. Gelenlerin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece, "taraflar eşit kusurlu" kabul edilmiş ve buna bağlı olarak davacı-davalı kadının Türk Medeni Kanununun 174.maddesi kapsamındaki maddi ve manevi tazminat talepleri reddedilmiş ise de; yapılan soruşturma ve toplanan delillerden; mahkemece taraflara yüklenen kusurlu davranışlar yanında davalı-davacı erkeğin eşine hakaret içeren sözler söylediği de anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalı-davacı erkeğin, kadına göre ağır kusurlu olduğunun kabulü ile az kusurlu olan tarafa uygun miktarda maddi ve manevi tazminat ödemekle sorumlu tutulması gerekirken, dosya kapsamına aykırı gerekçelerle kadının, erkek ile aynı oranda kusurlu görülmesi ve tazminat isteklerinin bu sebeple reddedilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/20661, K. 2015/10462, 25 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama