KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/20787 E., 2015/3451 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2015
- Mahkemesi
- Karadeniz Ereğli Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 06.06.2014
- Numarası
- Esas no:2014/113 Karar no:2014/399
Karar Metni
313 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı tarafından "ipoteğin fekkiyle" ilgili talep hakkında verilen karar ve bununla ilgili aleyhine hükmedilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı, davalı bankadan konut kredisi aldığını, kredinin teminatı olarak mülkiyeti kendisine ait konut üzerine davalı banka lehine ipotek tesis edildiğini, konut kredisi borcunu ödediğini, ancak davalı bankanın bir takım hileli işlemlerle ipoteği daha sonraki ticari kredinin üzerine kaydırdığını, ardından da ticari kredi borcunu ödemediği gerekçesiyle, aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlattığını ileri sürerek, borçlu olmadığının tespitini ve konut üzerindeki ipoteğin fekkini istemiş; mahkemece, "aile konutu üzerindeki ipoteğin ancak rızası alınmayan eş tarafından fekkinin istenebileceği, davacının bunu talep edemeyeceği" gerekçesiyle ipoteğin fekkine ilişkin talep bakımından davanın husumet sebebiyle reddine karar verilmiş, kararı davacı temyiz etmiştir.
Dava, aile konutu ile ilgili tasarruf işlemine rızası gereken eş tarafından değil üzerinde ipotek tesis edilen taşınmazın maliki tarafından açılmış olup, ipoteğin fekki talebi de, Türk Medeni Kanunun 194'ncü maddesine değil, dava dilekçesindeki açıklamalara göre ipotekle temin edilen alacağın "ödeme" sebebiyle sona ermiş olmasına (TMK. m. 883.) dayanmaktadır.
Davanın sebebi bu olduğuna göre, üzerinde ipotek tesis edilen taşınmaz "aile konutu" vasfında olsa bile, davanın aile hukukunu ilgilendiren bir yönü yoktur. Aile Mahkemeleri ancak "aile hukukundan" (TMK. m. 118-395) doğan dava ve işlerde görevlidir. (4787. s.K. m. 4/1). Yukarıda belirtildiği gibi dava genel mahkemelerin görevine girmektedir.
Bu husus nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi yerine "husumetten ret" kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/20787, K. 2015/3451, 3 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama