KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/20986 E., 2015/5495 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Mart 2015
- Mahkemesi
- Çorum 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 04.07.2014
- Numarası
- Esas no:2011/1287 Karar no:2014/373
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davaları ile bağımsız açılan "nafaka" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (kadın) tarafından, tazminatların miktarı ve ziynetler yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davacı-davalı (kadın) yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı-davalı (kadın), birleşen boşanma dava dilekçesinde ziynet ve çeyiz eşyası talebinde de bulunmuştur. Bu talep boşanmanın eki niteliğinde olmayıp, ayrı harca tabi bağımsız bir taleptir. Başvurma harcı dava dilekçesindeki bütün istekleri kapsar. Bu taleple ilgili nispi peşin harcın davacı-davalıya tamamlattırılması (Harçlar Kanunu md. 30 - 32 ); harç tamamlandığı takdirde gösterilen deliller değerlendirilip gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi; harç tamamlandığı takdirde ise anılan 32. madde uyarınca işlem yapılması gerekir. Bu gereklilik gözetilmeden "kadının ziynet talebine ilişkin usulüne uygun açılmış davası bulunmadığı" gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/20986, K. 2015/5495, 24 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama