KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/21012 E., 2015/6529 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-karşı davacı erkek tarafından kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davavacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
Boşanmada manevi tazminatın amacı, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın, bozulan ruhsal dengesini telafi etmek, manevi değerlerindeki eksilmeyi karşılamaktır. Onun için, kişilik haklarını ihlal eden fiille, tazminat miktarı arasında makul bir oranın bulunması gerekir. Bir tarafın zenginleşmesine yol açacak sonuçlar doğurur miktarda manevi tazminat takdiri, müesseseyi amacından saptırır.
Hakim, tazminat miktarını saptarken, bir yandan kişilik hakları zedelenen tarafın, ekonomik ve sosyal durumunu ve boşanmada kusuru bulunup bulunmadığını ve varsa kusur derecesini, fiilin ağırlığını; öbür yandan da, kişilik haklarına saldırıda bulunanın kusur derecesini, ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurmak zorundadır.
Açıklanan ilkeler gözetildiğinde davacı-davalı kadın yararına takdir edilen manevi tazminat miktarı, ölçülülük ilkesine uygun olmayıp fazla bulunmuştur. Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözetilerek daha uygun miktarda tazminat takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Davalının geçmişte maddi durumunun iyi olması nafaka ve tazminat miktarının yüksek belirlenmesine bir gerekçe teşkil etmez. Nafaka ve tazminatlar tarafların dava tarihindeki sosyal ve ekonomik durumlarına göre belirlenir. Dosya kapsamına göre, davalı kocanın dava tarihi itibarıyla iki evi ve 2500 TL. de aylık geliri bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalının dosyaya yansıyan başka bir geliri ve maddi bir mal varlığı da bulunmamaktadır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/21012, K. 2015/6529, 3 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama