KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/21302 E., 2014/20347 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2014
- Mahkemesi
- Kocaeli 2. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 27.05.2014
- Numarası
- Esas no:2014/138 Karar no:2014/419
Karar Metni
257 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalılardan R.. T.. A.Ş tarafından, aile konutu nedeniyle tapu iptali ve tescil kararı yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava konusu taşınmazın, aile konutu olarak özgülendiği tartışmasızdır. Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi gereğince, taşınmaz üzerinde hak sahibi olan eşin (Sami), 09.09.2008 tarihinde taşınmazı davalı şirkete sattığı anlaşılmaktadır. Satış tarihinde tapu kütüğünde taşınmazın "aile konutu" olduğuna ilişkin bir şerh bulunmadığına göre, davalı şirketin kazanımı iyiniyetli olması halinde korunur (TMK md. 1023).
Zira, Türk Medeni Kanununun 194/1. maddesi ile tapuya güven ilkesine bir istisna getirilmiş değildir. Kanunun iyiniyete hukuki bir sonuç bağladığı durumlarda, asıl olan iyiniyetin varlığıdır. İyiniyetin varlığı asıl olduğuna göre, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu kanıtlama yükümlülüğü bunu iddia edene düşer (TMK md. 6). Dosya içindeki belgelerden R.. T.. Şirketi'nin kötüniyetli olduğu kanıtlanamamıştır.
O halde, tapuya güven ilkesini esas alan Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi koşulları, işlem tarafı olan davalı şirket lehine gerçekleşmiştir. Öyle ise, tapu iptali ve tescile ilişkin davanın reddi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü isabetsiz olmuş ve bozmayı gerektirmiştir. (HGK'nın 24.04 2013 tarih, 2012/2-1567 esas, 2013/579 karar sayılı ilamı).
KARŞI OY YAZISI
Yerel mahkeme kararı usul ve yasaya uygundur. Kararın onanması gerektiği görüşündeyim. Farklı düşünüyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/21302, K. 2014/20347, 20 Ekim 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama