KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/21402 E., 2015/6140 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mart 2015
- Mahkemesi
- Çankırı 2. Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Tarihi
- 02/04/2014
- Esas-karar no
- 2013/2-2014/166
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "boşanma" davalarının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı (koca) tarafından; kendi davasının reddi, kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakalar yönünden, davalı-davacı (kadın) tarafından ise; müşterek çocuklardan Tuğba"nın velayeti, nafaka ve tazminat miktarları ile eşya davası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-davalının tüm, davalı-davacı (kadının) ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı kadın birleştirilen boşanma davasında, boşanma ve fer'i istekler yanında müşterek hanede bırakmak zorunda kaldığı ev eşyalarının aynen iadesini, olmadığı takdirde bedeli olan 15.000 TL'nın tahsilini de talep etmiştir. Mahkemece birleştirilen davadaki bu taleple ilgili usulüne uygun olarak harcı yatırılarak açılan eşya davası olmadığı gerekçesi ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava açılırken yatırılan başvuru harcı dava dilekçesindeki bütün istekleri kapsar.
Mahkemece, davalı-davacı kadının eşya talebine ilişkin isteğinin nispi harca tabi olması nedeniyle kadına bu talebi yönünden nispi peşin harcı yatırması için süre verilmesi (Harçlar Kanunu md. 3032), nispi harcı yatırması halinde yargılamaya devam edilerek, bu konuda taraf delillerinin toplanarak gerçekleşecek sonucu uyarınca karar verilmesi, yatırmaması halinde ise Harçlar Kanunu 30. maddesi gereğince işlem yapılması gerekirken bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumlarına, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur derecelerine, paranın alım gücüne, ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamına nazaran, davalı-davacı (kadın) yararına hükmolunan maddi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50. ve devamı maddeleri hükmü nazara alınarak, daha uygun miktarda maddi tazminat (TMK.md.174/1) takdiri gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/21402, K. 2015/6140, 31 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama