KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/21530 E., 2015/7115 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ve tedbir nafakası yönünden; davalı-karşı davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, tazminat ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davacı-karşı davalı erkeğin tüm, davalı-karşı davacı kadının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkek tarafından Kocaeli 3. Aile Mahkemesinde açılan boşanma davasının reddedilip, 17.05.2012 tarihinde kesinleştiği, kocanın reddedilen boşanma davasından sonra tarafların bir araya gelmedikleri davacı-karşı davalı tanıklarının beyanlarında geçen olayların, reddedilip kesinleşen boşanma davasından öncesine ait olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığı ve davalı-karşı davacı kadına atfı kabil boşanmayı gerektirir yeni bir kusurun ispatlanamadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda tamamen kusurlu olan davacı-karşı davalı erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken yazılı şekilde kabulü doğru olmamıştır.
3-Mahkemece, taraflar eşit kusurlu kabul edilmek suretiyle boşanmalarına karar verilmiş ise de, toplanan delillerden, davacı-karşı davalı erkek tarafından açılıp, reddedilen boşanma davasından sonra tarafların bir araya gelmedikleri, davacı-karşı davalı tanıklarının beyanlarında geçen olayların, reddedilip kesinleşen boşanma davasından öncesine ait olup, hükme esas alınmasının mümkün olmadığı ve davalı-karşı davacı kadına atfı kabil bir yeni bir kusurun ispatlanamadığı, buna karşılık davacı-karşı davalı erkeğin ise kadının sağlık sorunları ile ilgilenmediği anlaşılmaktadır.
Gerçekleşen bu durum karşısında, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına sebep olan olaylarda davacı-karşı davalı erkek tamamen kusurludur. Hal böyleyken, tarafların eşit kusurlu kabul edilmesi ve bu hatalı kusur tespitine dayalı olarak davalı-karşı davacı kadının maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1, 2) talebinin reddi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/21530, K. 2015/7115, 9 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama