KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/22201 E., 2015/6965 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Nisan 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma ve Ziynet Alacağı
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından kusur belirlemesi, reddedilen tazminatlar, ziynet alacağı, tedbir ve yoksulluk nafakası ile eşya alacağına ilişkin vekalet ücreti yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise kadının kabul edilen boşanma davası, kusur belirlemesi ve reddedilen tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadının ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı-davalı kadın ön inceleme duruşmasından sonra tahkikat aşamasında yoksulluk nafakası isteğinde bulunmuştur. Yoksulluk nafakası isteği yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken, işin esasının incelenerek kesin hüküm oluşturacak şekilde red kararı verilmesi doğru değildir.
3-Toplanan delillerden evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına neden olan olaylarda eşine seni istemiyorum, senden koca olmaz diyen kadının az kusuru yanında evlilik süresince eşine birden fazla kez şiddet uygulayan davalı-davacı erkek daha ağır kusurludur. Hal böyleyken tarafların eşit kusurlu kabulü ile Türk Medeni Kanununun 174/1-2. maddesi koşulları oluştuğu halde, davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddi bozmayı gerektirmiştir.
4-Davacı-davalı kadına; talep ve dava konusu ettiği eşyaları yargılama sırasında teslim edilmiştir. Bu talep yönünden haklılık durumuna göre davacı-davalı kadın yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru değildir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/22201, K. 2015/6965, 7 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama