KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/22908 E., 2015/10022 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
251 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Dava “terk” sebebiyle boşanma isteğine ilişkin olup, mahkemece, “ihtar kararının davalıya tebliğine ilişkin mazbatada beyanda bulunan komşunun isim ve imzasının bulunmadığı, bu haliyle davalıya ihtarın tebliğinin usulsüz olduğu” gerekçesiyle, başka yönler incelenmeksizin dava reddedilmiştir.
İhtar kararının davacıya tebliğine ilişkin mazbatada; evrakın, Tebligat Kanunun 21. maddesi uyarınca “ muhatabın işe gittiğinden” bahisle köy muhtarına tebliğ edildiği yazılıdır. Muhatabın işe gittiğini beyan eden komşu isim ve imzasının tebliğ mazbatasında bulunmadığı doğrudur. Ne var ki, davalının ihtar kararının kendisine tebliğ edilmediği yönünde bir savunması bulunmamaktadır.
Davalı, davaya cevap vermiş, cevabında “ ortak konutu terk etmediğini, eşinin kovduğunu” ileri sürerek davanın reddini istemiş, başka bir ifade ile terkte haklı olduğunu bildirmiştir. Bu durumda ihtar tebliği, usule uygun mu, değil mi, artık buna bakılmaz. Usulsüzlük ileri sürülmediğine göre, tebligatın yapılmış olduğu kabul edilir. Bu bakımdan, davalının savunmasında yer almayan ve re’sen de gözetilmeyecek bir hususun karara gerekçe yapılması doğru bulunmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş, ihtar kararının tebliğinin usulüne uygun olduğu kabul edilerek, tarafların delillerini toplamak ve diğer şartlar bakımından davayı inceleyip, hasıl olacak neticesine göre karar vermekten ibarettir. Bu yön gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/22908, K. 2015/10022, 12 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama