KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/23048 E., 2014/22220 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2014
- Mahkemesi
- Mersin 1. Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 30.05.2014
- Numarası
- Esas no: 2013/835 Karar no:2014/362
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı (kadın) tarafından, reddedilen manevi tazminat ve nafaka miktarı yönünden; davalı (koca) tarafından ise, hüküm altına alınan yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre
davacı kadının temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelemesine gelince;
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan araştırmada davacı kadının 23.06.2012 tarihinde kendi rızasıyla iş akdini feshettiği anlaşılmaktadır. gerçekleşen bu durum karşısında Türk Medeni Kanununun 175. madde koşullarının kadın yararına gerçekleştiğinden söz edilemez. O halde, davacı kadının yoksulluk nafakasının isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü doğru olmamıştır.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece, bozulan hükümle davacı yararına aylık 500.-lira yoksulluk nafakası tayin edilmiş, bu hüküm, davalının temyizi üzerine Dairece, “yoksulluk nafakasıyla ilgili araştırmanın eksik olduğu” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyulmuş, uyulan bozma kararı gereğince gerekli araştırma yapılmış, bu defa mahkemece, davacı yararına aylık 200.-lira irat şeklinde yoksulluk nafakası tayin ve takdir edilmiştir. Bunun gerekçesi kararda gösterilmiştir.
Mahkeme; “davacının çalışmakta iken dava sırasında kendi isteğiyle işinden ayrılmış olmasının, tek başına yoksulluk nafakası almaması için bir gerekçe oluşturmayacağını, bu durumun olsa olsa nafaka miktarını tayinde etkili olacağına ” değindikten sonra “tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları ve hakkaniyet gereği davacı yararına yoksulluk nafakası tayin edildiğini” belirtmektedir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle davacının sırf yoksulluk nafakası alabilmek için kötüniyetli olarak iş akdini feshettiğine ilişkin bir delil ve olgu bulunmamasına göre, hükmün onanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun yoksulluk nafakasıyla ilgili isteğin reddi gerektiği yönündeki bozma kararına katılamıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/23048, K. 2014/22220, 10 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama