KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/23175 E., 2015/9591 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Nafaka-Boşanma
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki "nafaka" davası ile davalı tarafından bağımsız olarak açılan "boşanma" davasının birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı (boşanma davasının davacısı) tarafından, kusur belirlemesi diğer taraf yararına hükmedilen maddi tazminat ve kendi tazminat talepleri hakkında verilen hüküm yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacının, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Mahkemece "boşanmaya sebep olan olaylarda kadın az, diğer taraf daha fazla kusurlu" bulunmuş, bunun sonucu olarak az kusurlu taraf yararına Türk Medeni Kanununun 174/1. maddesi gereğince maddi tazminata hükmedilmiştir.
Oysa; davacı-davalının, eşiyle biraraya gelmek istemediği, nikahtan sonra düğün için kararlaştırılan gün, "panik atak" rahatsızlığı gerçirdiği, davalı-davacıdan çocuk yapmak istemediğini açıkça ifade ettiği, eşi için "yanımda yabancı yatıyor gibi hissediyorum" dediği, ilk hamileliğinde isteyerek düşük yaptığı, ikinci hamileliğini de istemediği, zoraki doğum yaptığı, daha hastanede iken yeni doğan çocuğunu istemediği, annelik görevini yerine getirmediği, davalı-davacının ise, eşinin rahatsızlığı ile ilgilenmediği, sürekli olarak çocuk istediği,
son olarak da eşini istemediğini söyleyerek "bu iş bitmiştir" deyip eşyalarını kapı önüne bıraktığı yapılan soruşturma ve toplanan delillerden anlaşılmaktadır. Gerçekleşen bu duruma göre, boşanmaya gidilen süreçte her ikisi de kusurlu olup, taraflardan birini diğerine göre baskın kusurlu kabul etmek mümkün bulunmamaktadır. Eşit kusurlu olan taraf yararına da maddi tazminata hükmedilemez (TMK.m.174/1).
Bu husus nazara alınmadan delillerin takdirinde hataya düşülerek davacı-davalı (kadın) yararına maddi tazminata hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/23175, K. 2015/9591, 8 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama