KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/2419 E., 2014/12947 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2014
- Mahkemesi
- Bartın Aile Mahkemesi
- Tarihi
- 24.10.2013
- Numarası
- Esas no:2011/682 Karar no:2013/609
Karar Metni
279 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı tarafından; kadının kabul edilen boşanma davası, tazminatlar, nafakalar, velayet ve eşya alacağının reddedilen bölümü yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalı-davacı (kadın)'ın boşanma davası yönünden, Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesi koşullarının davalı-davacı (kadın) yararına gerçekleştiği anlaşıldığından, hüküm fıkrasında Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine göre boşanmaya karar verilmesinin sonuca etkili bulunmamasına göre, davacı-davalı (koca)'nın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davalı-davacı (kadın)'ın asgari ücretli olarak çalıştığı ve gelirinin bulunduğu, tarafların benzer ekonomik ve sosyal şartlara sahip oldukları anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalı-davacı (kadın) yararına Türk Medeni Kanununun 175. maddesindeki yoksulluk nafakası koşulları gerçekleşmediğinden isteğin reddi gerekirken, yazılı şekilde yoksulluk nafakasına hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davacı-davalı (koca), dava dilekçesinde talep ettiği ev eşyalarının kendisi tarafından satın alındığını ve bu eşyalardan bazalı yatak ve gardrobun davalı-davacı (kadın) tarafından götürüldüğünü kanıtlayamamıştır. Bu durumda davacı-davalı (koca)'nın eşya talepleri için yemin deliline dayandığı da gözetilerek, karşı tarafa yemin teklif etme hakkı hatırlatılıp, yemin teklifinin kabul edilmesi halinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 225 ve devamı maddelerindeki yeminle ilgili usul işlemleri yerine getirilip, gerçekleşecek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/2419, K. 2014/12947, 11 Haziran 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama