KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/24605 E., 2015/10100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece, kısa kararda müşterek çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakası ile davacı yararına maddi, manevi tazminat talepleri hakkında hüküm kurulduğu halde; gerekçeli kararda bu taleplerle ilgili düzenlemelere yer verilmeyerek kısa ve gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (6100 s. HMK m. 298/2). Buna göre tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir.
Tashih ile düzeltilmesi mümkün olmayan iş bu yanlışlığı ancak temyiz/kanun yoluna başvurulması ve kararın bozulması halinde düzeltilebilir. Tefhim edilen ve duruşma tutanağına geçirilen hüküm sonucu ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık diğer yönler incelenmeden tek başına bozma sebebi olur. O halde mahkemece yapılacak iş, 10.04.1992 tarihli 7/4 sayılı içtihadı birleştirme kararı gözetilerek yeniden karar oluşturmaktan ibarettir.
KARŞI OY YAZISI
Tefhim olunan kısa kararla, sonradan yazılan gerekçeli karar arasındaki uyumsuzluk, çocuk için tayin edilen tedbir ve iştirak nafakası ile tazminatlar konusundadır. Çelişkiden bozma, sadece çelişkili olan hükümler yönünden olabilir. Boşanma ve velayete ilişkin düzenlemede bir çelişki bulunmamaktadır. Fer'ilerindeki çelişki, boşanma hükmünün incelenmesine engel değildir. Bu itibarla hükmün boşanmaya ve velayete ilişkin bölümü incelenmelidir. Bu yönden sayın çoğunluğa katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/24605, K. 2015/10100, 13 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama