KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/24926 E., 2015/10285 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Aile Mahkemesi
- Dava türü
- Karşılıklı Boşanma
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-davalı kadın tarafından, kusur belirlenmesi, nafakalar ve tazminatların miktarı ile eşya alacağı talebi yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise, her iki davaya yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı erkeğin tüm, davacı-davalı kadın ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Davacı davalı kadın, dava dilekçesinde müşterek konuttaki ev eşyalarının yarısının bedelinin tahsilini talep etmiştir. İstek boşanmanın fer'i (eki) niteliğinde olmayıp bağımsız bir talep olarak ayrı harca tabidir. Davanın açılması sırasında yatırılan başvurma harcı dava dilekçesinde yer alan bu istekleri de kapsar. Mahkemece, davacı davalıya nispi harç eksikliğinin tamamlanması (Harçlar Kanunu m. 30-32) yönünde süre verilerek, harcın tamamlanması halinde eşya alacağı ile ilgili işin esasının incelenmesi gerektiği halde, yazılı şekilde karar verilmesi yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
KARŞI OY YAZISI
Boşanmaya sebep olan olaylarda cinsel ilişkiyi gerçekleştiremeyen davalı-davacı (koca) tamamen kusurlu kabul edilerek tarafların boşanmasına karar verilmiştir. “Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan taraftan manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir” (TMK. mad. 174/2).
Ne varki davalı-davacı kocanın boşanma sebebi olarak kabul edilen bu kusurlu davranışları davacı kadının kişilik haklarına saldırı niteliğinde değildir. Davacı-davalı kadın yönünden TMK'nun 174/2. maddesindeki koşullar oluşmamıştır.
Bu sebeple, kadının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiği halde, bu husus gözönünde bulundurulmaksızın yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp hükmün bu yönden bozulması gerektiğini düşündüğüm için sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/24926, K. 2015/10285, 14 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama