KÜNYE
2. Hukuk Dairesi 2014/25569 E., 2015/9887 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi
- Dava türü
- Boşanma-Nafaka
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek tarafından her iki dava yönünden temyiz edilerek; temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmekle; duruşma için belirlenen 12.05.2015 günü temyiz eden davacı-davalı ... vekili Av. ... geldi. Karşı taraf davalı-davacı ... ve vekili gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, bozmaya uygun işlem ve araştırma yapılmış olmasına, delillerin takdirinde bir yanlışlık bulunmamasına göre, davacı-davalı erkeğin müşterek çocuklar lehine hükmedilen tedbir nafakasına yönelik temyiz itirazları yersizdir.
2-Aksine ciddi ve inandırıcı delil ve olaylar bulunmadıkça asıl olan tanıkların gerçeği söylemiş olmalarıdır (6100 s.HMK.m.255). Dosyada tanıkların olmamışı olmuş gibi ifade ettiklerini kabule yeterli delil ve olguda yoktur. Dosya içerisindeki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davalı-davacı kadının sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, davacı-davalı erkeğin ise abisinin eşine fiziksel şiddet uygulamasına sessiz kaldığı anlaşılmaktadır. O halde davacı-davalı erkek boşanma davası açmakla haklı olup bu şartlar altında eşleri birlikte yaşamaya zorlamanın artık kanunen mümkün görülmemesine göre, boşanma (TMK:md.166/1) karar verilecek yerde, yetersiz gerekçe ile davanın reddi doğru olmamıştır.
3-Yapılan soruşturma ve toplanan delillerden davalı-davacı kadının başka bir erkekle yaşadığı, geçim ve iaşesinin de bu erkek tarafından karşılandığı anlaşılmaktadır. O halde davalı-davacı kadının ayrı yaşamakta haklı olduğu kabul edilemez. Bu nedenle davalı-davacı kadının kendisine yönelik tedbir nafakası talebinin reddi gerekirken, yazılı şekilde kubulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2014/25569, K. 2015/9887, 12 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama